Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Biraz Tozlanmış Burası

Tozlanmış bir masayı sahibinden başkası sevmez. Bu kesin bir yargıdır. Masanın sahibi masayla çok anısı olduğu için onu sever, onu temizler, sandalyesini altına çeker ve tekrar onu kullanmaya başlar. Aynen bunun gibi bende tekrar tozlanmış blogumu biraz temizledim ve tekrar kullanmaya başlıyacağım. Ben yazı yazmayalı bayağı olmuş. Neredeyse bir buçuk ay olmuş. Ben yazmayalı neler geçti neler. 3G, domuz gribi vakaları falan filan bunlar gibi daha çok yeni olay var. Neyse benim bahsedeceklerim daha farklı.

İlk olarak şu domuz gribi vakası için okullarda genelde bir hafta verilen tatil kararları. Bu karaların sebebi sınıflardaki gribin dağılmasını engellemek veya hasta olan öğrencilerin dinlenmesini sağlamak. Bu karar ilköğretim ve ortaöğretimde uygulandı. Bizde de uygulanan bu uygulama bana yaramadı. Tatil olmadan önce sınıfta hastalar olmasına rağmen ben hasta olmamıştım. Tatil oldu. Okula gitmediğim halde hasta oldum. Gerçekten de garip bir durum. Allahdan grip olmadım. Sadece üşütmüşüm. İki gündür devam ediyor bu üşütme olayı. Kurtulsam iyi olacak.

İkinci olarakta yazılılarımızın ertelenmesi olayı. Tatil oldu diye yazılarda uçup gitti. Bir hafta ileri saran yazılıların okul tarafından nasıl düzünlendiğini bilmediğim için beş derse birlikte çalışıyorum. Buda beni acaip kasıyor. :D

Üçüncü bir diğer olay ise felsefeye aşırı derecede yakınlaşmam. Bu sene derslerimiz arasına birde felsefe girdi. Bu derse olan ilgimin artmasıyla sanki yeni bir dünyaya girdim. Fizikle felsefenin arasındaki ilişkiyle uğraşıyorum. Bana göre Çift F ilişkisi diye bişey var. Neyse eğer kafamdaki herşeyi anlatırsam çok uzun olur ki buna da gerek yok. :D

Bunları sıralamak biraz garip geldi sonradan ama aralarındaki ilişkiyi bozmak istemiyorum.
Dikkat ettimde sanırım ben sadece bilgisayar üzerinde yazılarımı yazabiliyorum. Kağıt üzerindeki denemelerim hiç güzel değil. Bunu bana farkettiren annem oldu. Niye bu şekilde kağıt üzerine yazamıyorum diye düşünüyorumda cevap bulamıyorum.

Neden şimdiye kadar bloguma yazmadım diye düşünürken galiba kısa sürelide olsa varlığını unutmuşum diye düşündüm. Biraz utanıp bu yazının başına oturmakta bir hayli zaman aldı. :D Bana göre bir blogcu blogunu hiç unutmamalı.
Son zamanlarda elimde fotoğraf makinemim olmamasıda benim bakış açımı daralttı diye düşünüyorum. Bir fotoğraf makinesinede ihtiyacım var. Nerden, nasıl bulacağım ise hala bir soru olarak kafamda geziniyor.

Sanırım bu kadar yeterli bu gece için herkeze mutlu günler geçirmesi dileğiyle..

Gravatar nedir?

GRAVATARGravatar, bu sistemi destekleyen sitelerde adınızın yanında görünen ve sizi tanımlayan küçük bir resimdir. Gravatar’lar çeşitli web sitelerinde, blog’larda ve forumlarda kullanılabilirler. Gravatar servisi 2007 yılında WordPress’in de sahibi olan Auttomatic firması tarafından satın alınmış ve gravatar desteği WordPress’in içine gömülmüştür, bu nedenle gravatar.com’a bir kez kaydolup avatar’ınızı oluşturduktan sonra hemen hemen tüm WordPress tabanlı blog’larda yorum yazdığınızda kendi avatar’ınızın görünmesini sağlayabilirsiniz.

Avatar’ınızı oluşturmak için www.gravatar.com adresine girip sol üst köşedeki ”Log in to or Sing up for, Gravatar” menüsünden “Sing Up”ı seçin ve e-posta adresinizi girin. Resim yüklemeye sıra geldiğinde bilgisayarınızdan resiminizi yükleyebilir, bir web adresinizden resim çekebilir ya da webcam’inizden anında fotoğrafınızı çekebilirsiniz. Gravatar’ınızın yorum yazdığınız bloglarda görünmesi için e-posta adresi kısmına Gravatar.com’a kaydolurken kullandığınız e-posta adresinizi yazmanız yeterlidir.

İlk Hedef Toroslar Aladağ

Geçenlerde amcamla “Bu senede tatile gidemedik.” diyorduk ki; amcam ne zamandır gitmek isteyipte gidemediği Aladağ’dan bahsetti. Bayramdan sonra, hatta bayram biter bitmez ilk gidilecek yer olarak Aladağ’ı hedefledik. Gidecektik ama oralarda ne yapabilirdik ki. Amcam önceden gittiği için neler yapabileceğimizi, nerde yatıp kalkacağımızı, hatta gittiğimizde yapabileceğimiz herşeyi planladı. Acı suya gidecek, Acı sudan içecektik. Mangal yapıp keyiflenecek, arazi gezisine çıkacaktık. Fotoğraf makineleriyle fotoğraflar çekecektik.

Öyle oturup orayı düşünürken bir fotoğraf karesini kafamda canlandırıyordum ki, amcam oralarda Anadolu Parsı’nında görülebileceğinden bahsetti. Ben fotoğraf karelerimi üç beş kişiyle doldururken amcam o fotoğraf karesindeki insanları alıp yerine Anadolu Pars’ını koymuştu. Görülmesi güç olan Anadolu Parsı’nı biz amcamla görmeye, hatta fotoğrafını çekmeye çalışacağız. Şimdi neler götüreceğiz yanımızda onları sıralayalım.

Giderken gideceklerin arasında iki fotoğraf makinesi, bir kamera, bir oda bir salon 4 kişilik çadır, bir hyundai minibüs ve yeteri kadar para.Gideceklerin arasında ben, amcam(İbrahim Erdoğan), amcam(Hasan Erdoğan), amcamın oğlu(Osman Erdoğan), belki olursa bir iki kişi daha götürebiliriz.

Tatil yapamadık derken tatil ayağımıza geldi. Şimdiden ben ve amcam oranın hayalinde geziyoruz. Gidişimiz heyecanlı gelişimiz mutluluk ve huzur içinde olacak. Geldikten sonrada fotoğrafları Twitpic‘te yayınlarım ordanda takip edebilirsiniz. Şimdi diyeceksini niye takipedelim diye ama ben vereyim de takip edip etmemek size kalsın. :D

Yeni Hedef: 10.000 İmza

ooxml-5000Takipçilerimizin hatırlayacağı üzere, duyurulduğu ilk günden bu yana OOXML dosya türüne özgür yazılım topluluğu olarak karşı çıkmıştık ve “Özgürlükİçin OOXML’e Hayır!” kampanyamızı başlatmıştık.

Özgürlükİçin.com, bir yılı aşkın bir süredir devam ettirdiği ve açık standartların bilinirliğinin artması ve kötü bir standart örneği olan OOXML’e “Hayır!” denmesi amacıyla düzenlediği kampanyada bugüne dek 5.000′e yakın imza topladı.

Bir buçuk yıl önce düzenlenen kampanyada TSE’ye OOXML’in standartlaşması sürecinde verdiği oyun evet cevabından hayır cevabına dönmesi için bir metin hazırlanmış ve Ankara’da düzenlenen toplantıda imzalar TSE yetkililerine teslim edilmişti. TÜBİTAK‘ın önderliğinde yürütülen kampanya başarıya ulaşmış ve Türkiye’nin OOXML’e dair oyunu değiştirmeyi kısmen başarmıştık.

Açık olmak gerekirse, o günden bugüne vitesi küçültmedik ve gittiğimiz pek çok üniversite şenliği ve konferansında “OOXML’e Hayır!” demeye devam ettik. Önümüze koyduğumuz yeni hedef, imza sayısını 10.000′e yükseltmek.

Peki, ya siz kampanyamıza imzanızı attınız mı?

“Hedefleriniz olduğu sürece bir yere gelebilirsiniz.”

Bunu Evde Denemeyin: Uzaktan Kumandalı Mazda RX-8

İPhone ve Mazda RX-8. Avustralyalı bir teknoloji delisi olan Jonathan Oxer eline geçen bu iki “oyuncağı” kullanarak ilginç bir uygulama ortaya koymuş. 350px-Jon_RX-8 Önce otomobiline Linux işletim sistemi ile çalışan ve 3G mobil iletişim teknolojisi ile internete sürekli bağlı olan GPS donanımlı bir bilgisayar yerleştirmiş.350px-2-alix1
Arabasının bilgisayar kontrollü bütün aksamını bu bilgisayara bağlayan Jonathan Oxer, herhangi bir web tarayıcı üzerinden, arabasını çalıştırabiliyor ve durdurabiliyor, kapısını kilitleyip açabiliyor ve en önemlisi, arabasının her an nerde olduğunu görebiliyor. Jonathan, olayı daha da enteresan kılmak için İPhone’undaki web tarayıcısını kullanarak birde gösteri yapmış. Bu gösteriye de burdaki web adresinden izleyebilirsiniz. Aslında bu, Jon’un ilk ilginç projesi değil. Yine aynı web sayfasında izleye bileceğiniz daha önceki projesinde Jon, koluna cerrahlar tarafından yerleştirilmiş bir elektronik yonga kullanarak anahtar kullanmadan evinin veya arabasının kapılarını kilitleyip açabiliyor, hatta arabasını çalıştırabiliyor. Jon’un bi sonraki ilginç projesini de heyecanla bekliyoruz.

Dijital Fotoğrafçılığa İlk Adım

Dijital fotoğrafçılığa başladım. Amatörde olsa artık bir fotoğrafçıyız. Peki bu olay ne zaman, nasıl başladı. Hemen anlatayım.
Önceden dijital fotoğrafçılığa bir hayli ilgim çoktu. Çektiğim fotoğrafları arkadaşlarım çok beğenirdi ama hiç eğitim almamış ve fotoğrafçılıkla ilgili kitap falan da okumamıştım. Bu ay aldığım bir derginin eki olan Dijital Fotoğrafçılık El Kitabı’nı okudum. Fotoğrafçılık hakkında bilinmesi gereken veya amatör bir fotoğrafçının bilmesi gereken şeyleri kısaca öğrendikten sonra; bu kısa 3 gün içerisinde öğrendiklerimi uygulamaya kalkınca gerçekten de yeteneğim olduğunu fark ettim.
Alan derinliği
Çektiğim bazı fotoğraflar yazılardan veya yazıda anlatılanlarda daha ilginç çıktı. İki üç özellik bir fotoğrafta kullanılınca başarı sorunsuz oluyor. Ayrıca yine derginin ek olarak verdiği CD’sinin içindeki Dijital Fotoğrafçılık videoları da eğitiminizin son aşamasını tamamlıyor. CD’nin içindeki videolar Televidyon.com‘da yayımlanan Şipşak programına ait. Videolarda ürün tanıtımı, eğitim ve röportaj videolarını barındırıyor. Size tavsiyem eğer amatörde olsa fotoğrafçı olmak istiyorsanız PCnet dergisinin bu ay ki sayısını sakın kaçırmayın. Sözüme son vermeden önce sizinle paylaşmak istediğim, kendi çekimim olan bir fotoğrafı göstermek istedim. Bende böyle etkiler yapıyorsa sizde nasıl etkiler bırakır bilmiyorum. :D

Sosyal Yardım Projemize Destek Olun!

esya382

Kütahya’nın Pazarlar İlçesinde 2009–2010 eğitim öğretim yılında açılacak olan Pazarlar Meslek Yüksek Okulu, yöredeki 12 yıllık okul hasretini de sona erdirecek. Gıda Teknolojisi, Pazarlama, İklimlendirme ve Soğutma Teknolojisi alanlarında eğitim verilecek olan okulda bir takım malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Şu anda okulun 30 adet bilgisayara ihtiyacı var. Okulun bilgisayar laboratuvarında bulunan bilgisayar ve bilgisayar malzemeleri eksikliklerinin giderilebilmesi için Her Şeye Rağmen Yalnız Değiller Derneği ile beraber destek kampanyası başlattık.

Laboratuvardaki bilgisayarlar, sıfır veya ikinci el olabilecekler. Pardus gönüllülerinin destekleri ile bilgisayarlara Pardus 2009 ve Linux türevi diğer işletim sistemlerinden kurmayı planlıyoruz. Pardus 2009 CD’si göndermek isterseniz lütfen Seval Ünver ile iletişime geçin.

Bilgisayar kampanyamıza her türlü desteğinizi bekliyoruz. Haberimizi blogunuzda yayınlayabilir, ya da haberimizin sosyalleşmesine yardımcı olabilirsiniz.

29 Ağustos 2009 yardımlar için son tarihtir. 4 günümüz var! Acele edin. Yardım istekleriniz için Her Şeye Rağmen Yalnız Değiller Derneğinden Davut Topcan arkadaşımızla iletişime geçebilirsiniz:

email: davut{@}davuttopcan.com
telefon: 0532 22 33 444
0507 31 32 101
0507 31 32 102

Dergiler Pardus’u Tanıtıyor

Bu aralar boşta kalmamla birlikte dergi satın alıyordum. Raflara bakarken bakacağım ilk dergiler teknoloji dergileri olduğu için o rafa bakmıştım. Birde ne göreyim; bu ay ki Bilim ve Teknik, PCnet ve PCWorld dergileri bünyesinde Pardus’u tanıtmışlar. PCnet ve PCWorld Pardus’un *.iso kalıp dosyasını verirken, Bilim ve Teknik Dergisi Pardus’un CD’sini veriyor. Bilim ve Teknik Dergisi ve PCnet’i almıştım. Aldıklarımın fotoğraflarını, alamadıklarımında İnternet’te ki resmini sizlerle paylaşmak istedim. Asıl beni heyecanlandıran yazarların Pardus 2009 hakkındaki yazılarıydı. Yazarlar başlıklar altında genelde KDE 4, Paket Deposu ve Kaptan’dan bahsetmişler. En güzeli de Pardus’u artık çoğu kişinin bilmesi. İnsanın sadece bunu bilmesi bile mutlu ediyor.

Bilim ve Teknik Dergisi

PCnet

PCWorld

Bu arada aldığım Bilim ve Teknik Dergisi’nin de verdiği Pardus CD’me kavuştum. Onun resmine de buradan ulaşabilirsiniz.

Özgürlük İçin Gezegeni’ne İniş

Önceden “Özgürlük İçin Gezegeni‘ne inmek için neler yapmalıyım?” diye düşünürdüm.
İlk seferinde girmeyi denedim, denediğimde blogumdaki bazı olumsuzluklar yüzünden girememiştim. Son iki gündür tekrar girmek için izin istedim. Bazı düzenlemeler gerekti. O düzenlemeleri yaptıktan sonra gireceğimi umut ediyordum ki fazla uzun sürmedi. Dün saat 11:06 civarında gezegene inişim gerçekleşti. Çok mutlu, biraz da şaşırmış bir durumda çevremdeki herkezle bu güzel haberi paylaştım. Ama dün dündü şimdi bu gün, yani mutluluğu artırabilmek için fazla çalışmam gerektiğinin birinci günü. Bu ilk günü en iyi şekilde geçirmek için çalışmam geriyordu. Günümün çoğunu akşam davet olmasına rağmen araştırma içerisinde geçirdim. Tekrar söylemek isterim ki çok mutluyum ve Pardus’u çok seviyorum. Eski soru cevaplandığına göre; artık yeni sorular arayacağız.